21 Ocak 2012 Cumartesi

Morgan Anny ve Arap Elmasının Gizemi


Morgan, oturduğu yerde rahatsızca kıpırdandı. Bulunduğu yerde hiç de memnun değildi. Evinde, İngiltere’de kalmayı tercih ediyordu. Karamel rengi saçlarını kıvırıp, ela gözlerini kısıp, günbatımı renginde parlatıcı sürülmüş dudaklarını büzdü. Babası işi gereği yazın sürekli seyahat ederdi. Morgan başka ülkelere gitmekten nefret ederdi. Gitmeye heveslendiği yer ise Milan’dı. Ama ne tarihine ne görünümüne ne de eserlerine meraklıydı. Tek ilgilendiği şey Bu sefer de İstanbul denen bir şehre gitmişlerdi. Morgan seyahat etmemek için çok direnmişti ama babasının sesi saha yüksek çıkmıştı. Etrafına bakındı. Sigara içen Türkler, her şeyin fotoğrafını çeken turistler ve siparişlere yetişemeyen garsonlar. Bu yaygara kiminin hoşuna gidebilirdi ama Morgan kesinlikle onlardan biri olmadığını biliyordu. Beyninin içinde insanlar bala üşüşen arılardı ve vızıltısı onu çok rahatsız ediyordu. Arıların üzerine böcek ilacı sıktığını hayal etti ve yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi. Garsonun sıkılmış sesi onu arı ve böcek ilacı hayallerinden sıyırdı. Garson muhtemelen “ne sipariş edersiniz” demişti. Morgan, tek bildiği Türkçe sözcük olan “anlamıyorum”’u kullanmak yerine garsonun yüzüne anlamsız bir ifadeyle bakmayı tercih etti. Garson, bir süre sonra onun bir turist olduğunu anladı ve içini çekti. Morgan artık gerçekten de sıkılmaya başlamıştı. Etrafta küçük bir yürüyüşe çıkmaya karar verdi. Bu gürültü patırtıdan uzak sessiz bir yer de bulabilirdi değil mi? Sokaklar gürültülülüydü, ama birçok ilginç dükkan vardı.Morgan,yavaşça telefonuna uzandı ve radyoyu açtı. Kanalları gezinmeye başlad. Hepsi müzik programıydı, ki Morgan şarkı dinleyecek havada değildi. Daha çok haber dinlemek istiyordu. Herhalde tanrı haline acımış olacak ki bir İngilizce haber kanalı buldu. Morgan rahatlamış gibi bir oh çekti. Biraz etrafına bakınıp biraz da haber dinlerken, çok ilginç bir haber duydu.

28 Kasım 2011 Pazartesi

Zahara Bölüm 2 Bölüm 2 Bölüm 1

"Acaba erken kalkıp iş mi yapmaya karar verdi?" diye düşündü.
"BÖÖÖÖ!!!!!"
Zahara durduğu yerden sıçradı ve karamel rengi saçlarını şampuan reklamlarındakiler gibi savurdu. Sonrada derin bir nefes aldı. Acaba kimdi? Hmmm bir düşünelim...Tabiiki de annesi!



-Bu kadar da tembel olunmaz!!! :)-


15 Kasım 2011 Salı

ZaharaBölüm2

Zahara gözlerini açtı ve ani bir hareketle doğruldu. Mercan rengi gözleri olabildiğince açıktı. Yine ani bir hareketle yatağında kalktı. Kahverengiye kaçan altın renkli duvarları bile onun bu enerjisini almış gibiydi. Hemen aynalı dolabının karşısına geçti ve beyaz geceliği ile kendi kendine poz vermeye başladı. Onun bu kadar enerjik olmasına kendisi bile şaşırmıştı. Hemen pembe flamingo desenli bluzünü ve kot şortunu üzerine geçirdi. Arkasını döndü ve odasına baktı.Yeşil bir yatak, kiraz kırmızısı ortadan sıkılmış gibi görünen bir oval gibi görünen bir masa, rengarenk bir dolap, beyaz bir kitaplık...Her şey yerli yerindeydi. Anne ve babasının odasına doğru yürüdü. Uçuk yeşil duvarlara baktı ve nihayet odaya vardığında annesinin orda olmadığını gördü. Odanın etrafına bakındı. Annesi bu saatte uyuyor olurdu.

-Tembellik nedeniyle bölüm 2 blüm2'yi sonra yazacağım bilgilerinize-

23 Ekim 2011 Pazar

Zahara Bölüm 1

Einos ayağındaki acıyı düşünmemeye çalışarak yürümeye devam etti. Çıplak ayağının altındaki kumlar onu yakıyordu.Gözlerine kum tanecikleri kaçıyordu.Bu dayanılmaz acıya rağmen gözlerini açmaya çalışarak ileri baktı. Yürüdüğü çölün sonunu göremiyordu. Eşarbını düzeltti yürümeye devam etti. Aniden altın renkli gözleri faltaşı gibi açıldı. Başı dönmeye başladı. Bedenine bir rahatlık yayıldı. Kalbi yavaşladı. Görenlerin içini burkacak bir şekilde gülümsemeye başladı. Altın renkli gözleri soldu.Yere yığıldı. Arkasındaki akrep gülümsermiş gibi baktı ve kara şatoya doğru ilerledi.